Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

31 Ocak 2011 Pazartesi

Alaaddinin cini...

Gece gece nereden geldi aklına demeyin..Ama şu Alaaddinin sihirli lambası var yaa..Obana acaip abuk geliyor.Nedenmi???

Bir kere cin erkek.ovalanmadan cıkmıyor.nekadar şaşırtıcı dimi:))))???ustelik seni 3 dilekle sınırlıyor.birde her dedıgını yapamıyor, 3. dilekte genelde seni sıkıştırıyor,ders verıcı abuk subuk laflar söylüyor.bütün bu saçmalıklardan sonrada hoppp ovalayaovalaya zorla cıkarttıgın lambaya geri giriyor.

;)butun bunlardan benım anladıgım ovaladıgın sürece ve dediklerini yaptıgın sürece erkekler cin bile olsa yanındalar,yoksa defolup gidiyorlar...

Kısaca tüyler aşağı yaptıgın sürece yanındalar ,nezaman senin tüylerin kabarırsa o gun bilki yalnızsın...

28 Ocak 2011 Cuma

TIK TIK TIKK

3 saat sonra baban seni alacak ve 8 gün yoksun...çokkkkk özliycem.Her gidişinde bavulunu hazırlamak bana ölüm gibi gliyor.Geri alamamaltan korkmak değil.Bavulunu hazırlmayı sevmiyorum.Gidişini görmek istemiyorum.Nasıl dayanıyorsun exdana Onsuzluga

Hayat yıkmak ne kolay dimi...Onun yaşadığını bile bile nasıl Onsuz kalmayı başarıyorsun.Bravo vallaa..hayatında başarabildigin birşeylerde varmıs...

Sen büyüdükçe ben sana daha çok bağlanıyorum.Bugun birbirimize girdik, sen bagırdın ben sana bagırdım ama sonunda koridorda sarıldık:)hemde aynı anda dönüp...

Sana öyle büyük bir saygı duyuyorumki...6.5 yaşında benim biel zor kabullendiğim şeyleri kabul ettin.Bunlar içinden analiz yaptın ve annenle babanı steril hale getirip sadece bizleri dikkate aldın.Anlatamıyorum ama sana saygı duyuyorum yaptıklarına.

Anne olmak biraz tuhaf birsey.Genelde korkulur.bende cok korkuyordum.içimde bir yaratık buyutemem diye...

Bildigin anda ,hissettiğin anda Onunla vucudunu paylaşmak müthiş birşey.Gecen gun tink bir kitapta okumuş,

Anne karnında çocuk annesinin kalp atışlarını duyarmıs ve dogduktan sonra bu ritmi hissetmek için kucak istermiş..Bana da dediki; Ben senin içindeyken kalbinin sesini duymusum, kalbini görmişim anne..Seni asla bırakamam bunu bil :)))

Belkı normalde bu konusma bir korku filmine replik bile olur ama cocugundan duydugunda Ona delicesine aşık oluyorsun...

Sevgi böcüğüm, minikperim,Tinkerbell'im sağsağlim git ve gel..SEN, SEVİYORUM...

Dun-Bugun-Yarın-ŞİMDİ

Dun ne oldu...Hatırlamıyorum
Bugun...Bitmedi daha
Yarın ne olacak...Bilmiyorum
ŞİMDİ....İçimde neler oluyorrrrrrrr????

Hani universştedeyken arkamda davulcu Volkan:),basta Şükrü,Gitarda Can,klavyede Murat vardı yaaa...Ben onde deli gibi kalbim atarken Sarah vaughan soylerkenki hallerimi özledim....

Datçada Volkanlarla Turtless de vokal yapmayı özledim....

Petyada havuz party düzenlemeyi ,gece yarısı kıyafetlerimle havuza atlamayı özledim..

Aklıma estiğinde Bodruma ,kusadasına geçmeyi sevdim...Barlarda barmaıdlik yapmayı sevdim...Sabaha karşı kalan 2 cl lik içkileri tek dikiş yapmayı sevdim...vurlduğum her adamla fingirdeşmeyi sevdim...Yaşamayı sevdim..Adıma şiir kitapları yazılmasını,benden ilham alınarak şarkılar yapılmasını sevdim...Bunları yaşamayı sevdim...

Çünkü benim içimde birsey kalmadı...Bir kere kafamı dumanlandırmayı, sigarayı deneyip nefret etmeyi,çikolata ve cola dısında hiçbirşeye bağlanmamayı sevdim.Aşkı köküne kadar yaşamayı,sürünmeyi,kusuncaya kadar içip gül ağacı diplerinde sızmayı sevdim...

şimdiyse sadece seni seviyorummmm....Doydum , herseye doydum....Bu nedende sende duruldummmm TİNK...

Bana seninle konusamazsam ölürüm diyenlere, seni eş tuttum öldükten sonrada seni sevecegim diyenlere ,özledim seni diyenlere inanmamayı öğrendim..bunu ögrendigim gün duruldum Tink...

DUN..BİTTİİ
BUGUN..YAŞANDI BİTTTİİ
YARIN...BİTECEK
ŞİMDİ...HEP CANLI KALACAK...

Ben Antikacı Degilim

Ben tuhaf biriyim.kesinn kanıtlandı bu..

birisi benim için bittimi,daha dönüşü olmuyor.Onunla ilgili herseyi silip atiyorum.yaptığı iyilik,kötülük ,yaşanılanlar ..herşey herşeyyyy yok oluyor..

Neden böyle bir korunma mekanizması oluşturdum hiç bilmiyorum.Aynı gün içinde hem exdana arayıp 1.5 saat konusmak, hem asansör arayıp konusmak zorunda kalmak beni çok sıktı yahu.Bırakın eskiler,eskide kalın...

Yeni birşeyde isteyesim yok zaten.Su anda çok daha önemli konularım var benim.Uzvu uzunlar beni daralttı.

Bir uzvu uzun evlendıkten sonra neden eskiyi arama ihtiyacı duyarki????Bitti..bitirdik..git sarıl yeniye,rahat bırak eskiyi...

Eskiden yeni yapmam hicbirzaman.Çünkü eskitinceye kadar okadar çok uğraşırımki, bıraktıgımda/bırakıldıgımda bana ondan yeni olmaz.olamaz:)

Oyuzden tekrar düşünsene dedikleri zaman ..olmaz derim.bitmiştir,tüketmişimdir.benim için yeni olamayacak kadar çok hırpalamışımdır...

Eski olmadan önce aradaki ayrılıklardan bahsetmiyorum.Gercekten benim ona vereceğim bir sabrım kalmadıgında, ondanda birsey istemeyecek bir duruma gelmekten bahsedıyorum eskimeyi...

Neyseee,eski eskide kalmalı...BEn eski hiç sevmem.Antika yada 2. el hiçbirşeyim yoktur.hatta eski bile birşeyim yoktur.BEn antikacı degilim.eskininde degerini bilmem..

27 Ocak 2011 Perşembe

Scotch brite

Şu hayatımıza giren mücizevi ve bir okadarda iğrenç bulaşık süngerleri var yaa...Hani butun kadınların eli ayagı olan.onsuz hayat yaşanamazmıs ve asrın buluşuymuş gibi davranılan S.brite....

Nefret ediyorum ondan.Özellikle bizim evde kullanım durumuna.o sünger nedense lime lime olmadan annem tarafından atılamıyor.Benim hergün o süngerin nereleri sildigi ve ne yapıldıgı üzerine takibim var.cunku annem o süngeri yıpranmaz , eskimez ve kir tutmaz zannediyor.hatta sihirli bile oldugunu düşündügünü sanıyorum cünkü kendi kendini temizlemesini ve sonrada yok etmesini bekliyor...

Bugun yaşanan s.brite vakasını anlatıcam tabikide....

Ben herzamanki giib yine annem sofrayı sildikten sonra sungerin başka nereleri sileceginin peşine düştüm..ve tabıkı o sırada titiz manyagı babam tarafından annem salonla mutfaga dönen dört yol agzında durduruldu...Mumu dosyanın üzerini silermisin dedi..işteee benim bittiğim annnnnnn...Ondan sonnrasında psikopata baglayarak sungerin aşamalarını takibe başlıyorum...

Yıkanıp tekrar muslugun yanında yerınımı alacak????yoksa banyo lavobosu temızlemek ıcın yıpranmıs sungerın oradamı yerını alacak ????ayyy insallah çöpe atılırrrrr???umudu...

Tabıkı o dosya silindikten sonra 10 dk daha annemin elinde durdu..be kadın hadii koy şunu..neresi yeri ??ona göre müdshale edicemm..

Ve mutfak lavobosunun içine kondu..kafayı yiycemmm.Anneeeeeeee....o sunger ne olacak? tekrar mutfaktamı kullanılacak....

Annemden cevap.pislenmedi yıkayıp kullanıcam tabiki...Ayyy ölücem, koca vucur çat ayrılacak ortadan...Hemennn annem cıkar mutfaktan ben sungeri çöpeeee:)))

Çıngar çıktı tabiii ama olsun benim rahatım yaaa:))))bir ferahlık bana:))...

Deliyim ve obsesifim biliyorum:)))olsunnnn:))hangimiz akıllıki..

17 Ocak 2011 Pazartesi

NEAL

Turkiyede yayınlanan yeteneksizsinizin orijinal hali USAda GOT TALENS olarak yayınlanmakta.Bu sezonunu başından beri yakalayabildim ve en çok vokal bölümündeki NEAL a takıldım.Olagan üstü bir sesi var.AMa görüntü felaket.Kamera katrajına sığmayacak kadar kocaman bir siyahi.

Ama konuşmaya başlayınca Ona sarılmak isteği doğuyor insanda.Daha çok genç ve cocuklugundan beri okulda onu tanımayanlar şiman çocuk diye bahsederlermiş ve hep ağlarmış.Ama onu tanıdıkça herkes büyülenirmiş.Nedenmi ???

Şarkı söylemeye başladığı anda kalbini görebiliyorsunuz çünkü.Ben saatlerce Onu dinleyebilirim ,üstelikte görselliği rahatsız edici boyutta kocaman olmasına ragmen okadar izlenebilir ve müthişki anlatamam...

yarı finale kaldı,hemde vokal dalında alınacakl kişi sayısı dolmuşken ,sevimliliği ve olagan üstü sesiyle o kocaman adam yarıfinale kalbinin güzelliği ve yeteneği sayeseinde kaldı...

Bunu nedenmi yazdım???Hayat tuhaf bir yere doğru gidiyor, sevgiler aslında sevgisizlik, birliktelikler aslında yalnızlıga doğru yol alıyor...çünkü kimse kalbini açmıyor.Kalbini açmaya korkuyor...

Oysaki gözünüzü kapattığınız zamanda kalbini görebildiğiniz birileri hayatınızdaysa bilinki siz yaşıyorsunuz...Bedeni, fizigi,sesi ne olursa olsun kalbi güzelse o kişinin hep yanında durunn...

14 Ocak 2011 Cuma

İşte öyle

Yazacak şeylerim var ama şuanda gece saat 01:25 veee elimde bir kadeh şarap ,kulagımda harika Rob Thomas...İçimde birşeyler var yazmalıyım diyorum ama yazmak için içimi dökemiyorum..

Ya şarabın etkisi yada yeni anılar yaratmak istemedigimden...Karar verdim hayatımda yeni anılar yaratmıycam.Bana zarar veriyor bunlar karşıma çıkınca.

Bu arada 2-3 aya kadar İstanbula geri dönüş düşüncelerim ;düşünceden çıkıp uygulamaya geçecek.Korkutuyormu.........?????????Şimdilik hayırrr...

Kaçmaktan yoruldum,hissetmekten korkmaktan , yeni birşeylere başlamaktan kaçmaktan,kalbimin kırılmasından kaçmaktan,eskisi gibi özgür yaşamaktan kaçmaktannnn YORULDUM...

Memleket bilgimi en kısa sürede yeniden İSTANBUL yapmak istiyorum...Nekadar zorlanacağım yada nekadar korkutucu oldugu hiççç umurumda değilll..Yine Yeni Yeniden demek istiyorum:))

10 Ocak 2011 Pazartesi

Gül-Gülümse-Gülümset

Buara trajikomik şeylere güler olduğum için sevgili arkadaşımın bana ödül vermesinide bahane ederek biraz eski olan ama gecen gece kardeşlerimin hatırlatmasıyla tekrar güldüğümüz bir olay anlatıcam...

Çocukluğumdan beri hertürlü hayvanı severim, dolayısıyla hayvanat bahcesinde dolasmayıda çok severim.Demekki benim hayvan sevgim(exdana/öküz/deve v.b)taaa cocukluk yıllarıma dayanıyor..

Neyse , üniversite birdeyim ve okul cıkısı ne yapalım dıye dusunurken birden benden fikir geldi hadi hayvanatbahçesıne gidelim.Ankara 'da heryer yakın oldugu için 4-5 adımda kendımızı güzide hayvanat bahcesinin içinde bulduk...Herkes dolasıyor eğleniyor tabii bende ama birden benim ilgimi suaygırları çekti.Benmi büyülendim bu hayvandanda onlara benzemek için yıllarca onların kilolarına ulaşabilmek için ugrastım yoksa benim hayvanlığımmıydı bilemedim...Ben bu suaygırlarına okadar takıldımki epey vakit gecirdim onların önünde..grup ilerlemiş tabıkı...Yanımda ben neyapıyorum diye izleyen hafif ucuk sevgilim beni çekiştirerek hızlı hızlı yürüyerek grubu bulmaya çalısıyoruz.Tam yürürken sağ cenapta LAMAlar:)))

Ben dedimki şunlara bir bakalım yetişiriz nasıl olsa..Sevgili yaa, daha yeniyiz yaa diyemedi, cocuk Lamayla ne işin var diye..durduk malak gibi LAMAları izliyoruz.Muthiş bir romantizim...Lama bokları,kurumus yapraklar, adama tersters bakan LAMAlar ve sevgilimle ben:))

Neyse, ben baktım etrafta cok fazla kurumus ot var, taze taze şu agac dallarından yedıreyim dedim.Ve sevgiliye verilen talimatla iki ince dal kopartıldı..İlk dalı yumuşak bakışlı bellıkı hayatın tokatını yemiş bir bayan lama kaptı...Acıdım alamadım..Kaldımı elimde tek dal..varmı 3-4 tane daha lama...En irisini ve tuhaf bakışlıını gözüme kestirdim.Sandımki toktur ,iri yaa...Dalı bir uzatıyorum/bir çekiyorum...Aklımca oyun yapıyorum...

Hayvan bir iki derken boynunu geriye atıp agzını yamultup bana bir tükürdü....

Alnımın ortasında patladı o tükürük.Ben vuruldum diye bagırıyorum, sevgili bana sadece ve suskun halde bakakalıyor,kendımı gelmemle alnımı yere sürmem bir oldu,kalanınıda şok olmus sevgılımın t-shırtune...

Soracaksınız sevgılı daha sonra sevgılı olarak kaldımı???Valla kaldı 1sene beraber olduk o olaydan sonra..şimdide çok çokk iyi dostum..ama ne zaman görüşsek hep olaydan bir alıntı yapar:))

Bu ara vermek yerine almayı denediğim için üzgünüm bu kavugu iletemeyecegim...Ödül şimdilik bende duruyor..

9 Ocak 2011 Pazar

3. özürüm; kendime

Gerizekalı ben,

Yetmezmi artık seni üzdügüm,yetmezmi artık beynini yorduğum,bedenını mahfettığım...Seni rahat bırakmalıyım artık.Özgpr bırakmam gereken ilk senken ,ben başkalarını düşündüm hep...

Hep seni arka plana attım, hep seni üzdüm,üstelik birde umursamadım,yok saydım...Ve sen bana küstün artık biliyorum.Hiçbirseye tepki vermez oldun.Bu çok korkutucu...bunca senedir hep birşekilde tepki verirdin ama şimdi vermiyorsun..Bu çokkk korkutucu..

Bu nedenle senden özür dilemeliyim.sadece digerlerıne söz verdiğim gibi ; bırdaha yapmayacağım diyemiyorum:(

Keşke üniversite yıllarıma geri dönebilsem,ozamanki seni çok özlüyorum... Ama sana söz bir süre uzvu uzunlarla işim olmayacak...Seni üzdürmeyeceğim...:)SÖZZZ..

2.özürüm ;kızıma

Sevgili tinkerbell,

bilemiyorumki yaşadığım sürece senden kaçdefa özür dileyecegim...Ama bu özürüm çok önemli...

Babanın yokluğunda çok bağlanmanı sağlayan birine ,kalbini açmana izin verdim...Yoklugunu arasıra hissettiğini biliyorum ve üzülüyorum...Ama birdaha asla asla böyle birşey olmayacak...

Buhayatta bir süre sen ve beniz miniğim.

Bilki seni hiçbırakmıycam, bilki birdaha bu hatayı hiç ama hiç yapmıycam...Allahtan daha 6.5 yaşındasın ve bugun yedıgını yarına unutuyorsun ve onu çokkktannnn unuttun..

Yinede çokk özür dilerimmm

1.özürüm;Sevgili dostuma

Smooth jazz çok severim.Ve şuanda dinlemeye başladığım şarkı hadi birşeyler yaz dedi.

Aslında dediğim gibi bu aralar biraz karışığım.Hergüvendiğimden ve her sevdiğimden ağır darbeler almaktan havlu atmayı unuttum ringde..

İnsanlar hayatı ve ilişkileri zorlaştiriyor.buna eminim artık.Aslında insanlar sevdiği kişilere açık olsa ,korkmasa hayat öyle kolay gececekki...

Birsabah kalkıyorum hayatı sevdigimi düşünüyorum;sanki kafam güzel gibi...Ama ertesi sabah kalkıyorum ve hiçbir amacım olmadığını hissediyorum;kafam dumanlı gibi oluyor.

Sözlerin hiç önemi yokmuş ,buyaştan sonra onu öğrendim.Sensiz olmuyor demek/sen olmazsan ben yaşayamam demek sadece acizlerin birbirine söylediği ,günü kurtarmak için edilen boş kabarcıklarmış..bunu öğrendim...

Sımsıcak sarılmak herşeymiş/yalansız olmak çok özelmiş...

son yaşadığım olay bana balyoz darbesi yaptı...kafamda çok şeyler düşündüm.Çok kararlar verdim.İstanbula geri dönme fikrimi aileme açtım.Mumu ve bıdık teyze çok destekler bana...

Korkuyormuyum yşne sıfırdan başlama...Ölesiye korkuyorum.Bir yazım vardı ; 2yılda bir yenıden başlamaktan bıktım diye..hayatımı degiştirmek için 2 yılım yine doldu:)))

Buradan güzel şeyler yazmayı çok istiyorum ama hayatıma çok yanlış kişileri,çok yanlış hayatları sokuyorum.Ustelik buna çok özel dostumuda alet edıyorum...

Birinden çokkk çokkk özür dilemeyimmm..

Sevgili dostum ,

öncelikle çok özür dilerim bize evini açmak zorunda kaldığın için.Sevgililerin hiç hoşlanmasada ,ailenin heran gelmesi korkusu olsada ,kendın rahatsız olsanda hayır dıyemedigin için, o benim arkadasım karısmayın ,onun sevgilisi tabıkı kalıcak diyerek aran bozulen insanlara karsı beni savundugun için,öyle bir şerefsizi,yalancıyı ve ne idüğü belirsiz bir adamı sırf ben mutlu olayım diye eve aldıgın ve tahammul ettığın için ve senı buna mecbur bıraktıgım için, 2 yıl boyunca sızlanmalarımı ve aglamaları dinlemek zorunda bıraktığım için çok üzgünüm...Çokkk çokkk özür dilerim...

6 Ocak 2011 Perşembe

Saat 02;24

Saat 02.24. ve ben hala ne için oturudugumu, kafamdan geceirmedigim başka saçmalık varmı diye düşünğrken,birden olan 2 gıdımlık uykumda açılıverdi...

Ben buara bir tuhafım:)(sanki nezaman degilimki)

Bu aksam arkadaslarım geldi; Somon/salata/tiramisu yedik:)Okadar hoş ve sakin bir geceydiki.Tabiki laf lafı acıyor ve birsürü konusmalar oluyor.Ama hepsinin ortak kanısı benim salaklıgım..

Eskiden millet bana cinsin derken simdi salaksın diyor.Kesin sezaryanda bana birsey verdiler.

Çünkü ben bukadar iyi niyetli ve gerzek degildim...Yada ben narkozdan uyanamayınca exdana gelmiş ya beni görmeye...Gözüm acıpta ilk onu görünce kesin beyin felci gecirdim..Sonrasıda malumm...

Neyse,bir şeye hak verdim arkadaslarımın; beni kaybetmek,kaybedenin hayattaki en buyuk hatasıdır demeleri:))Kaybeden üzülsün demeleri...Hele Tırıl..O çok alem .Zaten lahana bebeklere benziyor..karsıma gecip; Sen hiçbirseyi takma...Seni kim kaybediyorsa o üzülsün demiyormu:))

Güzel bunları duymak...

Keşke kimseyi kaybetmek zorunda kalmasak/kimsedende gitmek zorunda kalmasak.ama oyle durumlar varki,kalacagın yer seni dibe sürükler.bu arkadas/aile/sevgili ilişkisi içinde gecerli...

Hayatımdan tamamen gitmesini istedigim 4 kişi oldu...3 kişiyi başarabildim göndermeyi ,maalesef 1 kişiyi gönderemiyorum nekadar çok istesemde...Çünkü O benim minik perimin babası...

Şimdi yataga gidicem, kafamı yastığa koyucam ve Tink'in masum ,minik,huzurlu uyuyan yüzünü görüp Tanrıya teşekkür edicem...bunca kargaşa ve çirkinlik içinde Onu bana verdiğin ve yüzüne hergece bakıp huzur bulduugm için tesekkurler diycem:)

Yazmış olmak için Yazılan bir yazı

3 hafta sonra sömestr tatili geliyor ve Tink babasına gidecek 1 hafta...bende anca kendımı toparlayıp İstanbul'a Histeyzenin yanına ve denize kavusmaya gidiyor olucam...Umarım tabii bir terslik olmazsa...

Yine caddeye gidicez, yine deli gibi sayısını unutacagımız tavla turnuvaları yapacagız,Tabi Histeyzenın sevgilisinden çirkef izleniminide silmem gerekiyor:)

Yarın Datcadan 2 aylıgına ailem geliyor,buda ben daha rahatlıycam anlamına geliyor.

buarada Tink İstanbuldan buraya gelince yüzme takımından kesilmişti..bu Cuma tekrar başlıyor :))çokkk çokkk mutluyum....

İşte aslında pek anlatacak birşeyim yada istegim yok..Ama yazmış olmak için yazdım işte...

4 Ocak 2011 Salı

Hayal Kırıklığı

Ben 2 yıldır hep dik durmaya çalıştım,bir şekilde yaşadıklarımı kabullendim..uzuntulerım , ağlamalarım ya Tink'in yaşadıkları içindi yada beklentilerim gerçeklemediğindendi...

Bugece bir şey fark ettim..Hiç kendimi dinlememişim...Dün gece yaşadığım bir olay ,beni kendime getirdi.Aslında olayın hiçbir önemi yok sadece yaşadığım his aslında benim neden kendimle hesaplaştığımı, neden hala kimseyi kırmamaya çalıştığımı, neden çok şeyi umursadıgımı ve bunları yaparkende neden üzüldügümü anlamamı sağladı...

HAYALKIRIKLIĞI...cevap buydu...hayalkırıklığı...

Beni uzun süredir herkes hayalkırıklığına uğratıyor ve ben bunu hep beynımın bir köşesine atıp ,uzerını kapatıyormusum.

Saat 23.00de başlayan gözsellerim şuanda hala devam ediyor.Sanırım içimi boşaltıyorum.İnancımı/güvenimi/sevgimi ve umudumu kaybetmişim.Bunu fark etmek çok kötü...

Hayal kırıklığı; kalp kırıklığındanda,üzüntülerdende,mutsuzluklardan da kötü.İyileşmeyen birşeymiş.

Burada histeyzeden çok bahsettim biliyorum.Ama saol yaa..iyiki varsın.Taa kalbimin içini gördün.Hala yanımdasın.yaşanılanlara benden çok kzıdın.korumaya çalıştın beni ama ben anlamak istemedim...

ben çok üzgünüm.2senedir yaşadıklarıma ben çok üzgünüm.öyle korkuyorumki dahada yaşayacaklarımdan...Kimse suçlu değil ,ben sucluyum diyordum...HAYIR.hayatıma soktugum kişiler suclu.rezil,kişiliksizler...

Sürekli kendime ben kime ne yaptımda bunlar başıma geliyor diye düşünüyordum..Ben kimseye birsey yapmadım.Ama hayvanları seçmekte üzerime yok...

Tanrı kimseye hayalkırıklığı yaşatmasın...Onu yapıştıramıyorsun,iyileştiremiyorsunda.

2 Ocak 2011 Pazar

2011

Ben hersene yılbasına girerken inanılmaz çıldırır,deli gibi hazırlanır,çoşar çoşardım, planlar yapar ,değiştirir ,tekrar yapardım..hediye alışverişi gunler ,haftalar öncesinden başlardı..

bu sene yılbaşı ruhunu yine yaşadım ama çoşkusu yoktu...Hediye işini son 3 gunde yaptım,tum planları öteledim:)ve samimi arkadaslarımla ve kızımla evde güzel bir sofra başında girdim...

Aramasını beklediğim kimse yoktu, his teyzeyle konusmadan asla yeniyıla girmem:)Onunla konustum sonra tlfnu masanın uzerınde bır yere attım, msjlara bile bakmadım:)Veee gecenin keyfini çıkarttım...

Çok huzurlu ve çok mutlu girdim yeniyıla..hiçbir beklentim olmadan,hesaplaşma olmadan,güzel bir yıl yaşayacağım...

Geceyarısı hiçbeklenmedik bir tlf aldım:)duyduklarım mutlu etti:)kızımın bana sarılıp ''annecim ben iyiki seni seçmişim, sen iyiki benim annem olmussun ''demesiydi

Kısaca bu sene biraz degişerek yaşamaya calısıcam:))

Umarım herkes çok mutlu olacagı,gece yattıgında huzur bulacagı ve mumkun oldugunca tartısmasız gunler yaşayacağı bir yıl olmasını dılerım:)