Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

6 Ocak 2011 Perşembe

Saat 02;24

Saat 02.24. ve ben hala ne için oturudugumu, kafamdan geceirmedigim başka saçmalık varmı diye düşünğrken,birden olan 2 gıdımlık uykumda açılıverdi...

Ben buara bir tuhafım:)(sanki nezaman degilimki)

Bu aksam arkadaslarım geldi; Somon/salata/tiramisu yedik:)Okadar hoş ve sakin bir geceydiki.Tabiki laf lafı acıyor ve birsürü konusmalar oluyor.Ama hepsinin ortak kanısı benim salaklıgım..

Eskiden millet bana cinsin derken simdi salaksın diyor.Kesin sezaryanda bana birsey verdiler.

Çünkü ben bukadar iyi niyetli ve gerzek degildim...Yada ben narkozdan uyanamayınca exdana gelmiş ya beni görmeye...Gözüm acıpta ilk onu görünce kesin beyin felci gecirdim..Sonrasıda malumm...

Neyse,bir şeye hak verdim arkadaslarımın; beni kaybetmek,kaybedenin hayattaki en buyuk hatasıdır demeleri:))Kaybeden üzülsün demeleri...Hele Tırıl..O çok alem .Zaten lahana bebeklere benziyor..karsıma gecip; Sen hiçbirseyi takma...Seni kim kaybediyorsa o üzülsün demiyormu:))

Güzel bunları duymak...

Keşke kimseyi kaybetmek zorunda kalmasak/kimsedende gitmek zorunda kalmasak.ama oyle durumlar varki,kalacagın yer seni dibe sürükler.bu arkadas/aile/sevgili ilişkisi içinde gecerli...

Hayatımdan tamamen gitmesini istedigim 4 kişi oldu...3 kişiyi başarabildim göndermeyi ,maalesef 1 kişiyi gönderemiyorum nekadar çok istesemde...Çünkü O benim minik perimin babası...

Şimdi yataga gidicem, kafamı yastığa koyucam ve Tink'in masum ,minik,huzurlu uyuyan yüzünü görüp Tanrıya teşekkür edicem...bunca kargaşa ve çirkinlik içinde Onu bana verdiğin ve yüzüne hergece bakıp huzur bulduugm için tesekkurler diycem:)

Yazmış olmak için Yazılan bir yazı

3 hafta sonra sömestr tatili geliyor ve Tink babasına gidecek 1 hafta...bende anca kendımı toparlayıp İstanbul'a Histeyzenin yanına ve denize kavusmaya gidiyor olucam...Umarım tabii bir terslik olmazsa...

Yine caddeye gidicez, yine deli gibi sayısını unutacagımız tavla turnuvaları yapacagız,Tabi Histeyzenın sevgilisinden çirkef izleniminide silmem gerekiyor:)

Yarın Datcadan 2 aylıgına ailem geliyor,buda ben daha rahatlıycam anlamına geliyor.

buarada Tink İstanbuldan buraya gelince yüzme takımından kesilmişti..bu Cuma tekrar başlıyor :))çokkk çokkk mutluyum....

İşte aslında pek anlatacak birşeyim yada istegim yok..Ama yazmış olmak için yazdım işte...

4 Ocak 2011 Salı

Hayal Kırıklığı

Ben 2 yıldır hep dik durmaya çalıştım,bir şekilde yaşadıklarımı kabullendim..uzuntulerım , ağlamalarım ya Tink'in yaşadıkları içindi yada beklentilerim gerçeklemediğindendi...

Bugece bir şey fark ettim..Hiç kendimi dinlememişim...Dün gece yaşadığım bir olay ,beni kendime getirdi.Aslında olayın hiçbir önemi yok sadece yaşadığım his aslında benim neden kendimle hesaplaştığımı, neden hala kimseyi kırmamaya çalıştığımı, neden çok şeyi umursadıgımı ve bunları yaparkende neden üzüldügümü anlamamı sağladı...

HAYALKIRIKLIĞI...cevap buydu...hayalkırıklığı...

Beni uzun süredir herkes hayalkırıklığına uğratıyor ve ben bunu hep beynımın bir köşesine atıp ,uzerını kapatıyormusum.

Saat 23.00de başlayan gözsellerim şuanda hala devam ediyor.Sanırım içimi boşaltıyorum.İnancımı/güvenimi/sevgimi ve umudumu kaybetmişim.Bunu fark etmek çok kötü...

Hayal kırıklığı; kalp kırıklığındanda,üzüntülerdende,mutsuzluklardan da kötü.İyileşmeyen birşeymiş.

Burada histeyzeden çok bahsettim biliyorum.Ama saol yaa..iyiki varsın.Taa kalbimin içini gördün.Hala yanımdasın.yaşanılanlara benden çok kzıdın.korumaya çalıştın beni ama ben anlamak istemedim...

ben çok üzgünüm.2senedir yaşadıklarıma ben çok üzgünüm.öyle korkuyorumki dahada yaşayacaklarımdan...Kimse suçlu değil ,ben sucluyum diyordum...HAYIR.hayatıma soktugum kişiler suclu.rezil,kişiliksizler...

Sürekli kendime ben kime ne yaptımda bunlar başıma geliyor diye düşünüyordum..Ben kimseye birsey yapmadım.Ama hayvanları seçmekte üzerime yok...

Tanrı kimseye hayalkırıklığı yaşatmasın...Onu yapıştıramıyorsun,iyileştiremiyorsunda.

2 Ocak 2011 Pazar

2011

Ben hersene yılbasına girerken inanılmaz çıldırır,deli gibi hazırlanır,çoşar çoşardım, planlar yapar ,değiştirir ,tekrar yapardım..hediye alışverişi gunler ,haftalar öncesinden başlardı..

bu sene yılbaşı ruhunu yine yaşadım ama çoşkusu yoktu...Hediye işini son 3 gunde yaptım,tum planları öteledim:)ve samimi arkadaslarımla ve kızımla evde güzel bir sofra başında girdim...

Aramasını beklediğim kimse yoktu, his teyzeyle konusmadan asla yeniyıla girmem:)Onunla konustum sonra tlfnu masanın uzerınde bır yere attım, msjlara bile bakmadım:)Veee gecenin keyfini çıkarttım...

Çok huzurlu ve çok mutlu girdim yeniyıla..hiçbir beklentim olmadan,hesaplaşma olmadan,güzel bir yıl yaşayacağım...

Geceyarısı hiçbeklenmedik bir tlf aldım:)duyduklarım mutlu etti:)kızımın bana sarılıp ''annecim ben iyiki seni seçmişim, sen iyiki benim annem olmussun ''demesiydi

Kısaca bu sene biraz degişerek yaşamaya calısıcam:))

Umarım herkes çok mutlu olacagı,gece yattıgında huzur bulacagı ve mumkun oldugunca tartısmasız gunler yaşayacağı bir yıl olmasını dılerım:)

27 Aralık 2010 Pazartesi

YENİ YILLL YENİİ YILLLL 2011

Yeniyıl...Yeni deriz ve ona ait birsürü yenilik bekleriz...En azından ben öyleydım.bu sene harika olucak, bu sene birsürü yeni umutlarım var..ayy sacımı yaptırayım, manikürüm olsun, kırmızı ojelerimde:),hatta donum en kırmızısından olsunn..

Bu sene öyle değil...Enazından hissettiklerim bu değil.Bu sene ben içimi değiştiricem.Yapmak istemediğim hiçbirşeyi yapmıycam.İnsanlar üzülmesin diye kendimi paralamıycam.donumu kırmızı giymiycem.bembeyaz giyinicem.kızamada bembeyaz giydiricem...Ağacımı bile beyaz yaptım busene.Süslerimiz renkli:)

2010 ile birlikte gereksiz insanlar geride kalsın.Konusmadıklarıma yada kırılmasın diye içimden gelmeyerek kutlama msj atmıycam.Kim artık benim için ne düşünüyorsa düşünsün ben biraz bencil olucam...

Eyyyy yeniiyılllllll...yeni başlangıclar degil,eskiden beri yanımda olan, beni seven insanları kaybetmeme lüksü ver bana...Eyy yenıyılll ...bana 1sene daha yaşama sevinci ver...umudumu kaybetmeme şansı verrr...kızımı büyürken görme ve tadını çıkartma mutlulugu ver...

Sevdiğim herkese mutluluk ve sağlık ver...

Saat tam 24.00 de ben ve Tink yine gözlerimizi kapatmış ,birbirimize sarılmış ve kalplerimizden huzur geciriyor, sevgi geciriyor olacağız...

Yeni seneye kiminle girersen butun sene Onunla gecirirsin derdim ...çokda inanırım buna..bu sene anladımki fiziki olarak yanında olması gerekmiyormus bu dileğin gerceklesmesi için; Ruhen ve kalben yanındaysa o kişiler butun bir senede yanında oluyorlar...

O nedenle ben bu sene benimle kimler varsa, kimleri cok seviyorsam isterse miller/kmler/saatler olsun arada yinede kalbimden gecen kişilerle yeniyıla giricem...

Belki tek bir istegim olabilir NOELBABAdan:)))yılbaşı gecesi KAR yağsın..:))

Hoşş geldin 2011 güle güle 2010...Sen beni çok taşıdın bende seni çok taşıdım...Artık gitme zamanı 2010...Acılarınıda ,üzüntülerinide , hayalkırıklıklarınıda yanında götür...

MUTLU;SAĞLIKLI;SEVDIKLERIYLE BIRLIKTE YENI BIR YIL DILERİM HERKESE

26 Aralık 2010 Pazar

Ye/İç/Yap

Yedimmmm,Yedimmmmm , yedimmmmmmmmmmmm...Sürekli yedim...

Sabah kalktım,tost yedim, 2 saat sonra kek yedim,2 saat sonra peynir -salata yedim, biraz sonra birşey yedim, sonra dolabı açtım yıne birsey yedim...ayyy yedim yedimmm yedimmmmmm...

arada 3 lt su içtim, 1/5 lt cola içtim...Hani boslukta bırakmadım..yemediğim andada içtim...Yiyorum,içiyorum,yapıyorum... e-ee Nurişimin dediği gibi eken biçer yiyen sıçar...Tam bir kısır döngü yaşıyorum...doldur /boşalt...

Saat 2.05...bence gidip yatayım,yoksa dolabı havaya kaldırıp agzıma dogru eğip bosalıncaya kadar da ağzıma sallıycam...

Yaa ben ne acaip insanım yaa...Bi dur ,bi yeme..bi destur yaaa...sonra pişman olucaksın..hoş pişman olmayı bıraktıgımdan beri yedigimden kilo almaz oldum,yada kolay verir oldum aldıgımı...amann neyse buda öyle garip bir post oldu işte...

RUHUM

Bugün sabah aslında çok güzel kalktım,kızımla harika vakit geçirdim,ama öglenden sonra bana birşey oldu..Sanki içime şeytan girdi...acaip sinirliyim ama bunun yanındada kimseye saldırmıyorum...Ama saldırmak istiyorum.

Bugün özelliklede şuanda acaip içim sıkkın, daralıyorum ve bıkkınım...

Duşa girdim, suyu açtım, altında hiç kıpırdamadan 20 dk durdum...Kollarımı yana açtım,ellerimi yere çevirdim ve içimdeki şu sıkıntı aksın gitsin dedim...Olmadı valla.gitmedi içimden sıkıntıda,daraltıda,bunaltıda...

Çok boş hissediyorum yine.İnsanlara çok kızıyorum.Giderken gururla gidipte ,bir süre sonra pişmanlıkla dönen ve dönmek isterkende bıraktığı kişiyi suçlamasına kızıyorum...

İnsanlara iyiylik adına yapılan ama yalnızlığa çok alışmış ,kendıne dönüp insanların ne yapıldığını anlamamasına, samimiyetsizlikler veeee rolantide kalmaktan çokkkk sıkıldım,bunladım,daraldım...

Sanki İstanbuldan Ankaraya taşındığımdan beri ruhum biryerde takılı kaldı...ruh olmadanda beden sadece fiziki yaşıyor...Bedene ruh enerji verir, enerjin yoksa zaten bu hayatta gerçek anlamda sanal yaşıyorsundur...
Herkes hayatta birşeyleri arar, kimi yogayla ruh dinginliği,kimi katmanduya giderek hayatın anlamını çözmeye çalışır, kimi kuantum olaylarıyla bedeninden ayrılıp yukarıdan bakmaya, evrenin enerjisini kendıne cevirmeye çalısır...kimide sadece yaşar,yarının ne getirecegini düşünmeden...

Ben bunların hiçbirini yapamıyorum..Çünkü RUHUM YOK:((ben Tink için yaşıyorum.Ona yararlı olmaya çalısıyorum, mümkün oldugunca yaşanılanlardan zarar almamasına çalısıyorum...Kısaca kendım için birşey yapmıyorum...Sanırım histeyze senin söylemek istedigin buydu ışıgımı kaybettiğimi söylerken...

Ruhum olmadığından kendım içinde birşey yapmıyorum/yapamıyorum/istemiyorum...

Ankara - İstanbul hattında bir yerde ruhum kaldı...Ve benim mutlaka Onu biryerde bulmam gerekiyor...

24 Aralık 2010 Cuma

Topukdikeni OR İçzona

Ben birkaçgündür yürümekte zorlanıyorum ,hatta üzerine basamadığım bir solayağım vardı...Once topukdikeni denildi..Bende zaten olunabilecek en karizmatik teshiş oldugunu düşündüm...

Aslında bu teşhis ile ilgili aklımdan geçen çok şeyler var ama daha fazla terbiyesizleşmeyeyim dedim...Neyse bu ağrı beni delirtti ve başka bir doktora gittim..İlkinden çok daha karizmatik bir hastalık olduğu ortaya çıktı...İÇZONA:))

Tamamen sinir, stres,sıkıntıdan uzak duracakmışım...bak şimdi hakkımı yemeyin adamın suratına bakarak ağzımı ayıraayıra gülebilirdim ama yapmadım ,bekledim...

Benim reçeteyi yazdı verdi elime, 2 tane ilaç,1de serum...

İlaçlar ne işe yarayacak dedim; ''Biri antibiyotik, digeride kaşıntı işin ''peki dedim..

Serum ne için?''Oda vücudunuzu toparlamak için''

İşte ondan sonra geldiler bana...
''diyorsunuzki; sinir yok, stress yok, sıkıntı yok..E-ee ameliyat etmiyorsunuzki beynimdekileri almak için,zehir vermiyorsunuzki kalbimi üzenler için damarlarımı çürüteyim...ne diye sinir ,stres yok diyorsunuzki...''

Adam güldü..Biz tavsiye ediyoruz ama bizde uyamıyoruz...

E-ee hadi bakalım..benim pek karizmatik hastalıgımın çözümü yine exdananın yok olmasından geciyor yaa:))

Soyadı krizi

Başlık ne tuhaf dimi...butun sorunlarımız bitti şimdi soyadı kriimiz başladı...Dun akşam Tinki exdana aradı,önce düzgün düzgün konusuyorlardı birden bağrışmalar, ağlamalar oldu...Hadi gitmeyeyim yanına ,nasılsa anlatır isterse dedim...

Ve çöpe birşey attığını duydum,sonrada yanıma geldi ama nasıl ağlıyor:(Ne oldu diye soramadan başladı anlatmaya...

''kavga ettik yine''
''anladım zaten, anlatacakmısın ne oldugunu?''
''ben babamın soyadını istemiyorum, senın soyadını alıcam ''
''cok sacma bu istegin, herkes babasının soyadını alır ,nezaman evlenirsin ozaman evlendigin kişinin soadına geçersin''
''ben senle yaşıyorum, zulada babamla ...Kim kiminle yaşıyorsa onun soyadını alır''
''cıldırdınmı sen..olurmu hiç öyle şey...Peki diyelimki sen benim soyadıma gectin, bende birgun yeniden evlendim..ne olucak''
''Sen birdaha asla evlenmiycem dedin, söz verdin..sen sözünden asla dönmezsin''Bu tezimi çürüttü:(
''peki sen hep ilerde babanla benim birleşecegimizi düsünüyorsun yaa öyle olursa ve ben babanın soyadına geçersem ve sen benim soyadımda kalırsan''
''Anne sen asla babamı affetmezsin''(e-ee buda işe yaramadı)

Ne yaptıysam ikna edemedim...Babasıda demişki;Bu konuyu sen evleneceğin zamana kadar asla duymak istemiyorum..ve benim sinirim gecinceye kadar seni aramak istemiyorum demiş..

Gerizekalı:(adam gibi açıklama yapmıyor,bağırıp çağırıyor...Zaten onun hayatına giren bütün kadınlar birsüre sonra ayakları popolarına vuravura kaçıyor,tabii bu onun kızı asla böyle bir seye izin vermem ama :((

Bu iş nereye varır bilmiyorum..Buarada çöpe attığı şeyde telefonmuş..Acil cıkarttırdım tabiki...

22 Aralık 2010 Çarşamba

Yaprak dökümü gibi..

Buaralar yazamadım ama aklımda burası hep..öyle çok şey olduki hangibirinden başlayacagımı bilemedim....

3 evli arkadaşım bosanıyor...Sanki bende göte sürülecek akıl varmış gibi ,benden yardım istiyorlar:(

buarada exdanada arayıp Tinki Zulanın uzerınden sigortalayalımmı diyince, 5 dk öncesi itibariyle ben bildigin manyağa dönüştüm...Hayırı ağzına tıkadım...Bana demezmi nedenki:(((

Tinki Zulayla berabermi yaptık dedim...Bucocuga bakmak senin ve benim sorumlulugum ...2sene içinde onlarca defa doktora gitti ve hicbirindede senden destek istemedik,şimdi nasıl olurda zulanın uzerınden sigortalayalımmı dersin dedim..birden çok utandı ve haklısın tabıkı bızım sorumlulugumuz dedi...Ben yine terbiyesizlik yapmadan eminim sende Zulada iyi niyetle bunu teklif ediyorsunuz ama Tink bizim sorumlulugumuz kesinlikle birdaha boyle bir teklifle gelme bana dedim...

Buarada esas arama sebebide ben 3 gundur yuruyemiyorum,sanırım topugum kırık yada öyle birsey...Tink babasına yumurtlamıs busabah..Beni çok merak etmiş oyuzden aramıs..kırkkere dönüp dönüp sordu..sorması bile beni sinir ediyor...

Neyse ben okadar sıkılmısımki bu erkek, sevgili,bagımlılık olaylarından biranda bunaldım...Ayagımı filan umursamadan kendimi sokaga attım hava almak icin...

Buaksam bosanma arifesinde olanlardan biri gelicek..ne diyecegim pek bilmiyorum ama onu mutsuz ediyorsa popona vuravura kaç o kişiden derim...

Offf Yaz bitti yaa Yaprak dökümü başladı sanırım...

12 Aralık 2010 Pazar

Yılbaşı Ağacımız

Aralık ayını okadar çokkkkkkkkkkkk severimki....

Yılbaşı zamanı gelir çünkü...Ankara'dan İstanbul'a geldigimde o karmaşık şehre pek ısınamamıştım...Nezaman Aralık ayı geldi, Bağdat cdsi süslerle doldu,ben O şehre aşık oldum...

Yılbaşı benim için çok önemlidir ,bunu beni tanıyan herkes bilir...Yeni bir 365 gün..yılbaşı ile ilgili ayrıca yazım var....Bugün yılbaşı ağacımızdan bahsedicem...

Busene devasa ve yeşil bir ağaç yerıne , Beyaz ve orta boy bir ağaç ama üzeri rengarenk ve gümüş simli toplarla süsledik:))ışığımız çok sade:))

Tinkle zevkle süsledik:)öyle büyük umutlarla filan yapmadık...eglenmek için süsledik:)altına aldığımız minik hediyeleri koymaya başladık:)ilk hediyeyi süsteyzenin Tinke aldığı noelbaba kar topunu koyduk:)

yeni yıllll yeniiii yıllllllllllll,Karda yağdı:)))yılbaşı ağacımızda oldu:)))

Kod bozuk

Acaba ben doğarken yeremi düştüm...Yada kodlama hatasımı var acaba bende...

Yahuu hiçbir olaydan, hiçbir yaşanmışlıktan ders almıyorum ben...acaba gerizekalımıyım:((

Bazı insanları gerçekten silmek istiyorum hayatımdan,2 gun gecıyor yapamayacagımı anlıyorum;dursun bir kenarda diyorum:)))

Öyle şeyler duyuyorumki; birdaha böyle bir olaya karışmıycam diyorum...Ee bir bakıyorum yine aynı olayı yaşıyorum...yine ortalıgı düzeltmeye, insanları barıştırmaya çalısıyorum...

Hayatım sürekli bir dejavu şeklinde...yok yokk kod bozuk...

10 Aralık 2010 Cuma

Offf Offfffff

Benim ateşleri götünden çıkan ,manyak ailem gecen hafta birbirine girmiş....
3gün sonra haberim oldu olaylardan...Buarada herkes birbirine laf sokmus,arada banada laf gelmiş filan filan...

Neyse en son sanal alemin yüzkitabında ağır eleştirilen yazılınca ve bıdıkteyzeyle ,küçükkuzende birbirine girince.......Ben tüm sakinlliğimle büyük ailemin canına ettim...

Benim bu kudurmam sonucunda herkes bana hak vererek barıştı...

Ama ben dün geceyi hiç uyumadan sıkıntılı gecirdim...Hep neden diye soruyorum?Neden küçücük bir olay ,insanların birbirleri ile konusmaması nedenıyle kocaman olur..anlamsız şekilde laflar söylenir, hakaretler edilir ve olaylar yatısınca yada anlasılınca bütün o laflar yutulur,silinmek zorunda kalır...

Bunu anlayamayacağım...Ama ben ortalık toplayıcı olmaktan çok sıkıldım...yoruldum...Herkes mutlu olsun, sorun olmasın, kimseyle küs kalmayayım;;/kalınmasın dıye kendımı tüketir halde ortalık toplayıcı oldum...Ve bu durumdan çok sıkıldım...Ama şikayet ettiğime bakmayın çünkü bu gerizekalı huyumdan ne yaptıysam vazgeçemedim...

Eğer herkesten önce ölürsem vasiyetimdir mezar taşıma;

Çok uğraştı herkesle ,içi rahat ama huzurlu gitmedi diye yazdırıcammm..Ve altınada not düşürücem; burada bunu okuyorsan eger bir kadeh şarapla gel bir dahaki sefere ve adıma iç onu...diye yazdırıcamm

YAĞĞĞDIIIIII

Şuanda saat 02:20 ve deli gibi Kar yağıyor:))

Yarın çok önemli ve koşturmalı bir durumum var veee camın önüne oturmuş KARı seyrediyorum:)))

Hiç beklemediğim şekilde mutlu etti:)okadar küçük şeylerle mutlu oluyorumki büyüğünü versemde olur dıyor herhalde:))neyse buda güzel:))


NiNo dan Not; alt postta barksız yanlış yazılı biliyorum...Cahil sanmayın ama hiçbir postu geri dönüp düzeltmiyorum...Hayatım boyunca okadar yanlışı doğruya çevirmeye çalışıyorumki :(hiç olmazsa burada yanlış yanlış olarak kalsın istiyorum...

Lutfennnnnnn

KAR YAĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞĞ
HADİİİİİİİİİİİ AMAAAA KARRRRRRRRRRRRR YAĞSINNNNNNNNNNN
EVSİZ ,BARKSIS,MUTSUZ,SIKINTILI,KÖMÜRSÜZ,ODUNSUZ KIMSEYI DUSUNMEK ISTEMIYORUM...BU SEFER, BİR KERELİK BENCİLLİK YAPMAK İSTİYORUM....

KAR YAĞSINNNNNNNNNNNNNNNN...
Haftasonu kızımla yılbaşı ağacımızı süsliycez ...İkimizede sahlep yapıcam,komık hayvan terliklerimizi giyicez veeee lutfennnnnnnnnnnn gökyüzünden düşennnn KARları izleyebilelim....

Bu sene yeni yıl bize mutluluk getirsin....

Çok degerlidir yeni yıl benim için...özeldir...lütfennnnnnnnnnnn Kar yağsınnnnnnnnn...

7 Aralık 2010 Salı

Eski patronumdan ;

Universite sondayken beni bir musevi firma kabul etti ve hemen İstanbula yerleştim.Sonra oradan bir turk firmasına gectim ,daha sonrada american/musevi firmasına transfer edildim...İlk senem çok zor geçti.Yaşım çok küçük oldugu için getirildiğim pozisyona firmada o pozisyonu bekleyen kişiler için nefret edilen kişiydim...Çok uzatmak istemiyorum bukonuyu ama çok çileler çektiğim , çok eglendığım ,çok yoruldugum ,çok mutlu oldugum bir yerdı...

Yıllarca orada zevkle çalıştım , çokşey ögrendım...Hem hayat hakkında hemde iş hayatı hakkında...Ve orada en yakın dostlarımdan biriyle tanıştım...2.patronum bayE ile tanıstım...ogünden sonrada birdaha ne O beni nede ben Onu hayatımdan cıkartmadım...O şimdilerde ünlü bir yazar ve ara sıra yorumlara actıgı bir bölüm var*** bazen eglendırıcı,bazen düşündürücü şeyler yazarak yorumları alır...Bugünde o tarzda birsey yazmıs ve bende huzuru arıyorum diye yorum yaptım:))Ondan bana gelen cevapsa aşağıda;

Nihan seni tanıdığım için haksızlık olacak ancak Sen zaten Huzurlusun, Sen Huzurun ta kendisisin ve bunu biliyorsun. Sende olan en belirgin özellik de bu.Etrafında huzuru aramak ve onu bulmak için gösterdiğin çabayla zaten her yere huzurunu dağıtıyorsun gösteriyorsun ve yayıyorsun... belki bilerek belki bilmeden... Sen busun işte :))))

Çok uzun süredir kendımde unuttuğum birşeyi hatırlattı bana:))

gitmek isteyene güle güle de...gitme peşinden...İsterse O gelir sana...Bu bir hayat felsefesi olmalı benim için...Bir erkek için degil herkes için gecerli olmalı...

Yeni birşeyler olsa

Yazmak istesemde bu aralar pek yazacak birşey bulamıyorum...Etrafımı inceliyorum, etrafımda yaşanılanları gözlemliyorum...Biraz yalnızlık duygusu sardı beni galiba...hayatımın hicbir döneminde bukadar etrafım kalabalık olup bukadar yalnız hissetmemiştim galiba...

Aslında yaşadıgım hayattan memnunum, ama nedir yalnızlık hissi onu anlayamıyorum...Birine mi ihtiyac duyuyorum, bir hissemi yada ne???henüz bulamadım...

saçlarım artık sarı degil...Karamel...Ama istedigim gibi henuz olmadı.Galiba buda beni sinir ediyor...yine ne halt etmeye oynadımsa saçımla...

Ocakta sol yüzük parmagıma Tink'e ait sarmaşık dövmesi yaptırıcam...Ve dövme sayım 2 ye cıkacak...umarım bukadarla kalırım.

Yeni birşeyler olsada onları paylaşsam...

30 Kasım 2010 Salı

NURİŞ

Nuriş benim anneannem...Di diyemiyorum..Onu beden olarak 3sene önce kaybettik ama yinede Dİ diyemiyorum...Benim için dünyadaki herseyden degerliydi...Kısa bir sürede olsa torunları içinde torununun çocugunu gösterebilen tek torunum:))bu beni çok mutlu ediyor...

Düngece rüyamda misafirimdi...Hemde eski saglıklı günlerinde olduğu gibi...Saçları mizampli:))üstü herzamanki gibi pırıl pırıl,1.40lık boyuyla ,tombik göbüşü ve bembeyaz teniyle yine masa hazırlıyordu bana:)birsürü şey verdi,ama hatırlamıyorum...Tek hatırladıgım, masanın basında harika görünüşüydü...

Mumuya anlattım sabah...Çok sıkıntılı günler geçirdin, seni görmeye gelmiştir...dayanamazdı sana biliyorsun dedi...

Seni seviyorum Nurişim...Dua etmek yerine bütün gün bu ruyayı hatırlayarak kalbimde gezdirdim seni...eminim o arapça dualardan daha iyi gelmiştir sanada/banada...Huzurla yat...

Kim kimin Yanındaymış

Herzaman yukardaki ile bir kavga halindeyimdir..Ama Ona çokda inanırım..belki bu inancımdan dolayı Onu yanımda göremedigim ,bana yardım etmedıgını düşündügüm anlarda isyana dönüşüyor...

Tanrıyla benim gibi isyan noktasına gelmis biri demişki;

**Tanrım...eğer sana inanırsam ,senin yolundan gidersem herzaman yanımda olacagını ve herzaman yanımda yürüyeceğini söylemiştin...Oysa hayat yoluma bakıyorum ,Enzorlu,en çetin ve en acılı anlarımda sadece bir çift ayak izi görüyorum kumda..Hayatın kolay günlerinde yanımda yürüyorsunda neden zorgunlerınde beni terk ediyorsun, anlayamıyorum Tanrım...Demiş..

Tanrıysa gülümseyerek cevap vermiş;
***Ben seni çok sevdim ve hiç terk etmedim.Hayat yolundaki o zorlu sınav günlerinde , en acılı ve en kötü anlarında kumda hep çift ayak izi gördün...ÇÜNKÜ O ZAMAN BEN , SENİ KUCAĞIMDA TAŞIYORDUM...:((





Sanırım ,ben farkında olmasamda bu iki seneyi senin kucagında gecirdim...TSKLER

Birkonu ya kucakta tasınır ya beyinde Tasınır

İki keşiş yolda giderlerken, bir su birikintisinde karsıya gecmek için bekleyen bir kadın görür.Keşislerden biri kadının gecemedigini anlar ve hemen kucagın alır karsıya geçirir.Arkadaki keşiş ise bu durumu farklı yorumlayarak hiç hoş karşılamamış...Yaklaşık 1 km sonra bu davranışının çok yanlış oldugunu, Onların keşiş oldugunu ve inançlarında kadına dokunmak olmadıgını ,bakmanın bile yasak oldugunu söyler...
Bunun üzerine diger keşiş şöyle yanıt verir;
***Ben o genç kadını bir km geride bıraktım, Oysaki sen hala taşıyorsun...:))

Bunu neden yazdım????
Çünkü artık beynimde taşımaktan yoruldum...Ben artık sadece kucağımda taşıyıp sonrada unutmak istiyorum...Bedenin dinlenmesi çok kolay ama beynin dinlenmesi yıllar alıyor...

Ben birkaç ay evvel Yaşama sevincimi arttıcı şeyler yapmaya başladım...Ve beynimi rahat bırakmaya başladım...Nedemenizi öneririm...